GENEL BİLGİ ve rejimin iddiası
15 Temmuz gecesi Ankara İl Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde görev yapan 44 yaşındaki polis memuru Varol Tosun, resmi açıklamalara göre çatışmalı ortamda hayatını kaybetmiş ve “şehit” olarak kayıtlara geçmiştir. Yetkililer, ölüm nedenini Zırhlı Personel Taşıyıcı (ZPT) üzerinden açılan ateş sonucu gerçekleşen bir isabet olarak duyurmuştur. Ancak olayın hemen ardından düzenlenen otopsi raporu, olay yeri tutanakları ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; bu resmi anlatının bilimsel, tıbbi ve balistik verilerle ciddi biçimde çeliştiği görülmektedir. Ortaya çıkan bu uyumsuzluklar, olayın yalnızca “çatışma sonucu şehadet” olarak değil, aynı zamanda “şüpheli ölüm” kapsamında ele alınması gerektiğini düşündürmektedir.
GERÇEK ÖLÜM SEBEBİ
Otopsi Giriş ve Çıkış Yarası
Otopsi raporunda tespit edilen giriş yarası sol oksipital bölgede, yani kafanın arka ve sol kısmında yer almaktadır. Yarının çapı yaklaşık 0,9 cm olup çevresinde belirgin bir kontüzyon halkası mevcuttur. Bu bulgu, ateşli silah mermi çekirdeğine ait bir giriş yarası olarak tanımlanmıştır. Yara çapı balistik açıdan standart 9 mm tabanca mermisi ile uyumludur ve ZPT’lerde kullanılan askeri mühimmatla örtüşmemektedir. Çıkış yarası sol orbital bölgede, göz çevresinde yer almakta olup yaklaşık 10×7,5 cm boyutlarında, yıldızvari ve geniş doku yırtılmasına sahip bir yapıdadır. Çıkış yerinde kemik parçalarının da bulunduğu bu yara paterni, merminin kafatası içinde ilerleyip yüksek enerjiyle çıkış yaptığını göstermektedir. Buna karşın, tek çekirdekli ve nispeten düşük kalibreli bir mühimmat söz konusudur.
Mermi Kalibresi ve Yara Profili Uyumsuzluğu
Mermi kalibresi ve yara profili açısından bakıldığında, giriş yarasının çapı ZPT mühimmatının oluşturacağı yara ile uyumlu değildir. ZPT’lerde kullanılan silah sistemleri 7.62×51 mm veya 7.62×39 mm gibi yüksek hızlı, uzun namlulu ve sert çekirdekli mühimmatlarla donatılmıştır. Bu tür mühimmatlar giriş yarasında düzensiz ve yırtıcı kenarlar bırakır, çıkış yarasında ise çok daha geniş kemik parçalanmasına yol açar. Oysa otopsi raporundaki giriş yarası, düzgün sınırlı bir çapa sahiptir ve 9 mm tabanca mermisi ile uyumludur. Bu nedenle ZPT’den açıldığı iddiası balistik olarak mümkün değildir.
Atış Mesafesi ve Kontüzyon Halkası Çelişkisi
Giriş yarasının çevresinde tespit edilen kontüzyon halkası, merminin yüksek enerjisini kaybetmeden vücuda girdiğini ve genellikle yakın mesafeden yapılan atışlarda görüldüğünü göstermektedir. ZPT’den yapılan atışlar ise araç yüksekliği ve güvenlik protokolleri gereği genellikle 20–50 metre ve daha uzun mesafeden gerçekleşir; bu durumda kontüzyon halkası belirgin olmaz. Dolayısıyla Varol Tosun’un giriş yarasında gözlenen ezilme, ZPT’den uzak mesafeden açılan ateş iddiasını doğrudan çürütmektedir.
mermi seyir yönü ve atış açısı uyumsuz
Otopsi bulgularına göre mermi sol oksipital bölgeden girip sol orbital bölgeden çıkmıştır; yani aşağıdan yukarıya doğru bir seyir izlemiştir. Oysa ZPT’nin yapısal ve operasyonel özellikleri, atışın doğal olarak yukarıdan aşağıya yönlü olmasını zorunlu kılar. Bu nedenle, ZPT’den yapılmış bir atışın, yerden daha alçakta bulunan bir kişiyi aşağıdan yukarı vurarak böyle bir seyir oluşturması fizik kurallarına aykırıdır.
tarama ateşi ve tek mermi çelişkisi
ZPT’de kullanılan silahlar otomatik veya yarı otomatik yapıya sahip olup alan baskılayıcı tarama ateşi için tasarlanmıştır. Bu tür ateşlerde aynı bölgede birden fazla mermi isabeti, vücutta çoklu giriş–çıkış yaraları ve yaygın doku hasarı beklenir. Ancak otopsi raporunda tek bir giriş ve tek bir çıkış yarası tespit edilmiş, başka hiçbir mermi izi görülmemiştir. Bu durum, ölümün rastgele bir tarama ateşi sonucu değil, tek, hedefli ve kontrollü bir atışla gerçekleştiğini göstermektedir.
Sonuç Olarak;
Polis memuru Varol Tosun’un ölümüyle ilgili resmi açıklamalar; otopsi raporu, balistik gerçekler ve fiziksel bulgular ile örtüşmemektedir. Giriş yarasının çapı, atış mesafesi, mermi yönü ve tek çekirdekli yapı; olayın ZPT ateşiyle gerçekleşmediğini güçlü biçimde ortaya koymaktadır. Bu nedenle söz konusu vaka, yalnızca bir çatışma kaybı olarak değil; bağımsız, tarafsız ve derinlemesine yeniden soruşturulması gereken bir şüpheli ölüm olarak ele alınmalıdır. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, hem hukukun üstünlüğü hem de şehit polis Varol Tosun’un hatırasına duyulan saygının gereğidir.



